Yüksek enflasyonun etkisini sürdürdüğü ekonomik ortamda vatandaşlar birikimlerini hangi yatırım araçlarında değerlendirecekleri konusunda araştırmalarını sürdürüyor. Altın, döviz, borsa ve banka mevduatı gibi seçenekler gündemdeki yerini korurken, konut yatırımlarına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme Isparta Müteahhitler Birliği’nden (IMB) geldi.
IMB Başkan Yardımcısı Abdullah Karabulut, konut yatırımının uzun vadede yatırımcısına güven vermeye devam ettiğini belirterek son bir yıllık ekonomik veriler üzerinden değerlendirmelerde bulundu.
Karabulut, yüksek enflasyon dönemlerinde yatırım tercihlerinin önem kazandığını ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:
“Bugün birçok vatandaşımızın aklındaki temel soru, birikimlerini hangi yatırım aracında değerlendirmesi gerektiğidir. Bu sorunun cevabını verebilmek için rakamlara bakmak yeterli olacaktır. Yaklaşık bir yıldır yatırımcıların en fazla ilgi gösterdiği araçların başında altın geliyor. Ancak veriler incelendiğinde, altının konut karşısında beklenen üstünlüğü sağlayamadığı görülüyor.
Geçtiğimiz yıl haziran ayında altının gram fiyatı yaklaşık 4.200 TL seviyelerindeyken, sıfır bir 3+1 dairenin satış fiyatı yaklaşık 5 milyon TL civarındaydı. Başka bir ifadeyle, yaklaşık 1.200 gram altın karşılığında bir daire satın alınabiliyordu. Bugün altının gram fiyatı yaklaşık 6.200 TL seviyesine yükselmiş durumda. Ancak aynı dairenin değeri de 7 ila 7,5 milyon TL bandına çıktı. Dolayısıyla yaklaşık olarak yine 1.200 gram altın karşılığında aynı konut satın alınabiliyor.”
Konut sektörünün son dönemde nispeten durağan bir süreç yaşamasına rağmen değerini koruduğunu belirten Karabulut, önümüzdeki dönemde konut fiyatlarında yeni artışların yaşanabileceğini öne sürdü.
Altının yanı sıra döviz ve mevduat getirilerini de değerlendiren Karabulut, şu ifadeleri kullandı:
“En yüksek performans gösteren yatırım araçlarından biri olarak kabul edilen altında dahi konut karşısında belirgin bir avantaj oluşmamıştır. Döviz tarafında ise tablo daha farklıdır. Geçen yıl dolar kuru yaklaşık 40 TL seviyesindeyken 5 milyon TL değerindeki bir konut yaklaşık 125 bin dolara satın alınabiliyordu. Bugün ise benzer bir konutun değeri yaklaşık 160 bin dolar seviyelerine ulaşmış durumda.
Banka mevduatları açısından bakıldığında da benzer bir tablo görülmektedir. Geçen yıl 5 milyon TL’sini mevduatta değerlendiren bir yatırımcı, elde ettiği faiz getirisine rağmen ancak konut fiyatlarındaki artışı yakalayabilmiştir. Üstelik bu hesaplamalara bir yıllık kira geliri dahil değildir. Kira getirisi de dikkate alındığında konut yatırımının avantajının daha belirgin hale geldiği görülmektedir.”
Konut yatırımlarının uluslararası piyasalardaki dalgalanmalardan altın ve dövize kıyasla daha sınırlı etkilendiğini ifade eden Karabulut, açıklamasının sonunda vatandaşlara uzun vadeli yatırım kararlarında gayrimenkulü de değerlendirmeleri çağrısında bulundu.
Yaz aylarıyla birlikte inşaat maliyetlerinde ve konut fiyatlarında yeni artışların gündeme gelebileceğini belirten Karabulut, konut sektörünün hem yatırımcılar hem de ülke ekonomisi açısından stratejik önemini koruduğunu söyledi.